Kol saatleri tarihe karışıyor!



İngiltere kaynaklı (daha doğrusu Britanya) bir haber var. Habere göre saat satıcıları Britanya'da satışların azalması üzerine anket yaptırmış ve sonuçta ancak her 7 kişiden birinin bir kol saatine ihtiyaç duyduğu ortaya çıkmış.

25 yaş ve aşağısı ise hemen hiç kol saati kullanmıyormuş.

Cep telefonları ve bilgisayarların saatleri yeterliymiş gençlere.

Böyle düşünenler çok elbette, fakat gençlerin eğilimleri değişkenlik gösterebilir, bunlardan "kol saatleri tarih oluyor" gibi bir anlam çıkarmak yanlış. Gençlerin kaderinde yaşlanmak da var.

Fakat saat satıcılarının elbette bu duruma uygun bir plan hazırlamaları kendilerinin lehine olacaktır.

Yeni olan her şey iyi değildir. Yeniliğin ruhu ve yapısıdır önemli olan. Cep telefonları bugün var yarın yok: Çünkü 10 yıl boyunca aynı telefonu kullanan insan yok (gerçi ben ilk cep telefonumu 7 yıl kullanmıştım, şimdi ikincisindeyim). Bu arada yeni bir icat daha çıkabilir ev telefonundan cep telefonuna geçiş süreci yeniden yaşanabilir.

Ama mekanik ve pilli kol saatleri öyle çöpe atılan cep telefonları, güncelleme yapılınca çöken programlar ve ekran kartı, sabit diski patlayan bilgisayarlar gibi değil. Çok daha uzun yıllar, üstelik modası geçmeden kullanılabilir.

Yeniyi anlamak için her zaman eski bilgilere bakan insanlar olacaktır. Her zaman eski dünyaya değer veren meraklılar olacaktır. Sahte ve akışkan görüntülere değil, sahici olana sarılmak isteyen aşıklar olacaktır. Her zaman canlı müzik dinlemekten hoşnut olan müzikseverler olacaktır. Her zaman kitap biriktiren, şiir okuyan, edebiyatın yüceliğine, sanatın iyileştirici gücüne inanan, ağaçlara ve hayvanlara değer veren vefalı dostlar olacaktır. Her zaman gündemde olana olana yüz vermeyen, tarihe bir de başka bir yerden bakayım diyen akıllı insanlar olacaktır. Her zaman yalnız oluşunda bir lezzet bulan güzel insanlar olacaktır.

Yeni bir sayfa açmak için her zaman eski sayfaları yakıp kül etmek gerekmiyor.

8 yorum:

  1. Görünen o ki doğru yazmışsınız. Bizim gibi dinazorlardan sonra kaybolup gitmese bu minicik mühendislik ve sanat şaheserleri.
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
  2. takıyla kendini ifade edenler, kendilerine değer katanlar, salt marka için 10 liralık şeye 1000 lira veren böyle saçma bir döngünün yorulmaz bekçileri için hiçbir zaman gerçekleşmeyecektir tabii ki, burda kasıt siz değilsiniz merak etmeyin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kesinlikle salt gösteriş amaçlı, sistemin yalanlarına kanmış, bir saat parası için 3 ay çalışmayı göze alacak insanlar için kullanılan bir takıdır, işlevi de kalmamıştır. dediğim gibi bahsettiğim bu yüzde onluk kesim maliyetinden 100~ kat daha pahalıya satılan bu takılara her zaman ihtiyaç duyacak ve satın alacaktır.

      Sil
  3. ("Kesinlikle" sözcüğü çok yanıltıcı, ben başka bir sözcük kullanmayı yeğlerdim. Mutlakçı bakış açısı bence çok incitici.)

    Sözünü ettiğiniz saatler sanat eseridir. Tarih, fizik ve mühendislik karışımı bir zanaatkârlık ürünüdür. Değer biçme konusu ayrı, itiraz edilebilir, ona bir şey diyemem.

    Saatleri gösteriş amaçlı olarak kullananlar da vardır. Ama böyle çiğ insanlar, olmamış insanlar başka şeyleri de gösteriş amacıyla kullanırlar. Bu durum kesinlikle saatleri bağlamaz. İnsana özgü bir tavırdır çünkü. Saatler de insanın aynasıdır.

    Maliyete gelince. Emek için nasıl bir maliyet belirleyebilirsiniz? Öte yandan, bu konuda tarih boyunca oluşmuş standartlar var. Bunun dışında bir başka öneriniz var mı? İsviçre saat endüstrisinin maliyetlerde artış olsun olmasın her yıl saatlere belli miktarda zam yapması önemli bir eleştiri konusu. Saatseverler bu konuyu her zaman tartışıyor. Bir Picasso tablosunun maddi bir malzeme olarak milyon dolar etmediğini herkes biliyor. Ancak resim dünyasında oluşmuş bir değer düzeni var. Osman Hamdi Bey'in Kaplumbağa Terbiyecisi sadece boya ve tuval olarak görüluyorsa sanatın ruhundan bir şey anlaşılmamış demektir.

    Saate dönersek, bir üretici "Benim saatimin fiyatı budur" diyor, biz de karşısına çıkıp "Bu doğru değil, bu saatin fiyatı aslında şudur" dersek ticaretin de ruhuna aykırı hareket etmiş oluruz. Daha iyisi daha ucuza üretilsin biz de alalım bence. Hayallerimden birisi bu ülkede İsviçre-Almanya-Japonya kalitesinde saat üretilmesi. Ama bu çok zor. Çünkü bu konuda oluşmuş bir altyapı mevcut değil. Diğer yanda yüzlerce yıllık bir birikim var ki karşısına çıkmak cesaret ve güç istiyor.

    İhtiyaç meselesine gelince. Ben bir sanat eserine ihtiyaç duyuyorum. O esere her baktığımda düşünceye dalıyor ve hayaller kuruyorum. Bir başkası sanatı-saati gereksiz görebilir. Saygı duyarım, duymalıyız. Anlayamadığım bir saat için aylarca para biriktiren insanın küçümsenmesi. Ben de mesela bir saat için değil aylarca yıllardır para biriktiyorum. Belki sonunda o saati alamayacağım, olsun. O saati almak, kolumda görmek istiyorum. Bir hatırası olsun, benden sonra da çocuklarım kullansın istiyorum.

    YanıtlaSil
  4. "Ben de mesela bir saat için değil aylarca yıllardır para biriktiyorum. Belki sonunda o saati alamayacağım, olsun."
    kapitalizmi ölümüne özümsemiş bir birey ne kadar da güzel.
    "Bir hatırası olsun, benden sonra da çocuklarım kullansın istiyorum."
    köstekli saatler de bunun için sonraki nesillere bırakıldı zaten sıra şimdi kol saatlerinde.

    işlenmiş altın da bir takıdır, onda da mühendislik var, kimine göre sanat var ama takı oğlu takıdır. bir saatinde içerisinde mühendislik, emek olması onun takı olmasını engellemez. sonuçta işlevini yitirmiş görsellikten başka bir fonksiyonu kalmamıştır her ne kadar ince işçilik olsa da.

    bi de her zaman boş konuşmayı değil pratik konuşmayı severim bu da incitici olmak demek değildir. birbirimizi kandırmayalım bence laf salatası yapmaya gerek yok, saat prestij amaçlıdır günümüzde. bu yüzden de yüzde yüz gereksizdir bana göre.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Keskin fikirler ve sabit ideolojiler bence kapitalizmden çok daha tehlikeli ve incitici. (Tarih boyunca insanlığa zarar veren şey de kapitalizm değil insanların saçmasapan ideolojileri ve yüzde yüz gereksiz inançlarıdır. Bu uğurda ölen milyonlarca insanı düşününce saatlere haksızlık edildiği düşünmeden edemiyorum.)

      Yeryüzünde en tehlikeli canlı insan.

      Bence "Karşımdaki nasıl düşünüyor, onu anlamaya çalışayım, belki de ben hatalıyımdır" diye bir fikir dizisi bir anlığına bile olsa zihinden geçmiyorsa durum son derece vahimdir.

      Saatin bir takı olmadığına inanıyorum. Gün boyunca arada sırada ortalıkta hiçbir saatin olmadığı zamanlarda kolumdaki saate bakıyorum, ona ihtiyacım oluyor. Saat işlevseldir ve cep telefonundan çok daha pratiktir.

      Boş konuşmayı burada bitirelim:

      Size kapitalizmin bir ürünü olmayan cep telefonunuzla mutlu günler dilerim.

      Sil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...